Ben En Çok Yüreksizleri Tanırım

Ben en iyi yüreksizleri tanırım çünkü en çok onlarla karşılaştım. Kaybetmiş insanları uzaktan görsem tanırım çünkü onların kokusuna aşinayım.

Kalleşliği hovardalık, insan kullanmayı iş bitiricilik, terbiyesizliği özgüven sananları tanırım. Tüm kötülüklerin başladığı yerde, yani kalpte, yeni tohum ekecek yeri yoksa insanın; ondan köy kasaba olmayacağına inanırım.

Benim de yüreksizliklerim olmuştur elbette! Şimdi kendimi kayırmayayım. Yürüdüğüm hayat yolu, beni bu kaybedenlerle karşılaştırdığında, yaşamın gerçeklerini öğrendim. İlk başlarda ben de belki kendimi kaybetmişimdir ama çabuk toparladım.

Vicdanımın, aklımın ve yüreğimin sesi aynı şeyi söylemiyorsa, yapmamayı öğrendim. Ağzımdan çıkan lafın ardında olmayı, onurumu satmadan gurur yapmamayı becerdim.

Erdemden saydım dik durmayı ama gerekirse gül ağacı gibi eğilmeyi de kendime öğrettim. Kadınlığımı koruyarak adam gibi mücadele etmektir düsturum. Egomu törpüleyebildiğim kadar büyüyeceğimi gördüm.

Ne kadar darbe alsam da, aşktan vazgeçmedim. Korkakların, kaybedenlerin, acıya dayanamayanların işidir kaçmak; her vurgunda yere yıkılıp orada kalmak! Düştükçe kalktım inadına, inadına yeniden sevdim.

Ben en iyi yüreksizleri tanırım çünkü onlarla sınadı Yaradan beni. Hep onları çıkardı karşıma, yolumu değiştirecek miyim diye! Özümden de, sözümden de dönmedim!

Kadınlığımı masalara meze etmeden, üç kuruşa tenezzül etmeden, yalnızlığıma sarınarak bilendim. Bir kılıç kadar keskin olabilirdim çünkü çok dost kurşunu yedim ama kalbimi kirletmedim.

Aşık da oldum, acı da çektim, ayrıldım da, ihaneti de yaşadım, küfür de ettim, kavgaya da girdim, gözyaşı da döktüm, bekleyip sabır da ettim. Bir kadının zarafetine sahiptim, onu içime gömdüm. Erkek gibi durdum yaşamın hamleleri karşısında, sonra bir baktım, bütün yüreksizlerden daha adamdım!Yolun yarısına geldiğimde biraz durup sakinledim. Neden bu kadar koşturduğumu düşündüm.

Temizledim ne varsa etrafımda, kirlileri ve geçmişin ağır yüklerini dışarı attım. Kendime sığındım yalnızlığımda, inançlarıma tutundum. Birileri gitmiş, birileri gelmiş, o adam kötüymüş, bu kadın iyiymiş, ilgilenmedim. Önce insan olmayı kavramak istedim ve ne kadar değiştiğimizi.

Dışarıda adam kalmadı diyen kadınlar ve dışarıda kadın kalmadı diyen adamlar gibi, kendime hiç bakmadan konuşmamak için, yeniden aşka yürüdüm. Orda ezdim kalbimi, orada yeniden ve yeniden acı çektim. Bir daha inandım sevginin gücüne ve artık kaybetmeyeceğime eminim.

Ben en iyi yüreksizleri tanırım çünkü en çok onlarla karşılaştım. Veya onların sayısı o kadar fazlaydı ki, mutlaka birazına çarpmak zorunda kaldım…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir