Referandum ne zaman yapılacak? İşte Müezzinoğlu den önemli açıklamalar

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, anayasa değişikliği ve reranduma dair önemli açıklamalarda bulundu. Toplam 18 maddelik değişiklik ile yeni anayasayı halk oylamasına sunmak isteyen TBMM, yapılacak referandum aracılığıyla durumu sonuca bağlayacak. Cumhurbaşkanının onayına sunulması beklenen referandum kararı, onaylanmasının ardından kısa süre içerisinde tarih konusunu netleştirecek. Peki referandum ne zaman yapılacak? İşte Müezzinoğluden önemli açıklamalar

Anayasada değişikliği öngörülen toplam 18 maddenin kanunen onaylanması, referandum aracılığıyla gerçekleşecek halk oylamasının durumuna göre netleşecek. Mecliste kabul edilen 18 maddelik yasa tasarısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın onayına sunuldu. Cumhurbaşkanının onayıyla birlikte Resmi Gazetede yayımlanacak olan tasarı, referandumun yapılacağı net tarihi de belirleyecek. Referandumun 26 Mart-4 Nisan aralığında yapılacağı öngörülüyor.

Referandum tarihiyle ilgili açıklama yapan Başbakan Binali Yıldırım, referandumun 20 Nisana kadar gerçekleştirileceğini dile getirdi.

MÜEZZİNOĞLUNDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR

Müezzinoğlu, katıldığı Anadolu Ajansı (AA) Editör Masasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, soruları yanıtladı.

– Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Müezzinoğlu: (1) – (Anayasa değişikliğine ilişkin kanun) Bu milletin vicdanına, cumhurun vicdanına kendi başkanını seçme yetkisini veriyoruz. Dolayısıyla milli iradenin, Cumhuriyet döneminin bundan sonraki sürecinde daha çok temsil edileceği ve bu milletin kaderiyle birilerinin kapalı kapılar arkasında rahatça oynayamayacağı bir döneme geçiyoruz. Türkiye kazanacak, bu büyük millet kazanacak – (Yunanistanın darbeci askerleri iade etmeme kararı) Darbenin bedelini Yunan halkı ağır ödedi ve oradan çıkışı da demokrasiyle buldu ama neden Türkiyedeki darbecilere bu tavrı, kendi darbecilerine gösterdiği tavrı gösteremedi? Dikkat ederseniz son 5-6 yıldır Yunanistanın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krize, kendi iradesiyle bu kararı verebildiği kanaatinde değilim. Onun için de çok şaşırmadım – (Kredi derecelendirme kuruluşlarının kararları) Türkiyenin ekonomisi bugün dinamikleri, ihracatı ve üretimiyle Yunanistanı 10a değil, 100e katlar. Ama onun puanı düşmez hatta yükselir. Niye? Burada hesap ekonomik değil, siyasi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, anayasa değişikliğine ilişkin kanun hakkında, Bu milletin vicdanına, cumhurun vicdanına kendi başkanını seçme yetkisini veriyoruz. Dolayısıyla milli iradenin, Cumhuriyet döneminin bundan sonraki sürecinde daha çok temsil edileceği ve bu milletin kaderiyle birilerinin kapalı kapılar arkasında rahatça oynayamayacağı bir döneme geçiyoruz. Türkiye kazanacak, bu büyük millet kazanacak. dedi.

Anayasa değişiklik paketi için referandum süreci işlemeye başladı. Toplumun bir bölümü değişiklikleri desteklerken, bir bölümünün ise pakete dair eleştirileri söz konusu. Sizce seçmenler bu değişikliğe neden Evet demeli, bu bağlamda sizin referandumun sonucuyla ilgili tahmininiz nedir? sorusu üzerine Bakan Müezzinoğlu, TBMMden geçen değişikliğin ülke ve millete hayırlı olmasını diledi.

Türkiyede 1970den beri siyaseti yakından takip ettiğini, son 26-27 yıldır da fiilen siyasetin içinde bulunduğunu belirten Müezzinoğlu, başkanlık ve cumhurbaşkanlığı sisteminin zaman zaman gündeme geldiğini, Bu sistemin Türkiyeyi büyük hedeflere götüreceğinin ifade edilmesine rağmen, bugüne kadar başarılamadığını ifade etti.

Güçlü ülke ve milletin, güçlü bir sisteme ihtiyacı olduğunu kaydeden Bakan Müezzinoğlu, güçlü bir sistemin arifesine gelindiğini anımsattı.

Müezzinoğlu, TBMMde 339 milletvekilinin oyuyla, değişikliği referanduma götürecek sürece girildiğini, bu sürece gelinceye kadar çok zorluklar yaşandığını vurgulayarak, MHPye ve Genel Başkan Devlet Bahçeliye teşekkür etti.

AK Parti ve MHPli milletvekillerinin, milletin kaderindeki tarihi dönüşüme vesile olduğuna işaret eden Müezzinoğlu, Artık takdir millettedir. dedi.

CHPnin son 30 yılda milleti Cumhuriyet elden gidecek diye korkuttuğunu aktaran Müezzinoğlu, Cumhurun eline götürdüğümüz, vicdanına verdiğiniz bir sistemle, Cumhuriyeti, cumhuru korkutmak akıl karı iş değil, akıl ve izahı da yok. Neticede cumhura, Cumhuriyeti teslim ediyoruz. Cumhur da başkanlığı seçiyor. Bu kadar reel bir yapıya karşı çıkmayı, milletten, milletin değerlerinden korkmak diye yorumluyorum. diye konuştu.

Bakan Müezzinoğlu, HDPnin çok farklı hedeflerinin bulunduğunu, onun için Hayır dediğini kaydederek, Hayırcı kitlenin neden Hayır dediğini, Evetçi vatandaşların iyi analiz etmesi gerektiğini vurguladı.

– Büyük bir çoğunlukla evet çıkar

Referandumda büyük bir çoğunlukla Evet çıkacağına inandığını aktaran Müezzinoğlu, şunları söyledi:

58 milyon seçmenimiz var. 58 milyon seçmenin içinde 18 yaşında genç kızlarımız, delikanlılarımız, 25 yaşında çalışan veya iş arayan gençlerimiz, işverenimiz, engellimiz, yaşlımız, hastamız var, 120 yaşında oy kullanacak insanımız var. Bu milletin vicdanına, cumhurun vicdanına kendi başkanını seçme yetkisini veriyoruz. Dolayısıyla milli iradenin, Cumhuriyet döneminin bundan sonraki sürecinde daha çok temsil edileceği ve bu milletin kaderiyle birilerinin kapalı kapılar arkasında rahatça oynayamayacağı bir döneme geçiyoruz. Türkiye kazanacak, bu büyük millet kazanacak.

Yunanistan Yüksek Mahkemesinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası helikopterle Yunanistana kaçan 8 askerin Türkiyeye iade edilmemeleri yönündeki kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu karar son dönemde Türkiye ile Yunanistan arasındaki olumlu ilişkileri nasıl etkiler? sorusu üzerine Müezzinoğlu, aslen Yunanistan doğumlu olduğunu, 1967de askeri milliyetçi cunta darbesini Gümülcinede yaşadığını anlattı.

Cuntanın Batı Trakya azınlığına ne getirdiğini, Yunan halkına ne bedeller ödettiğini gözlemlediğini ifade eden Müezzinoğlu, Kıbrıs çıkarmasından sonra rahmetli Bülent Ecevitin Yunanistana da demokrasiyi biz getirdik. dediğini anımsattı.

Yunanistanın yeniden darbeye dönüş sürecinde, hukuk anlamında en ağır bedeli ödettiğini hatırlatan Müezzinoğlu, Darbenin bedelini Yunan halkı ağır ödedi ve oradan çıkışı da demokrasiyle buldu ama neden Türkiyedeki darbecilere bu tavrı, kendi darbecilerine gösterdiği tavrı gösteremedi? Dikkat ederseniz son 5-6 yıldır Yunanistanın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik kriz, kendi iradesiyle bu kararı verebildiği kanaatinde değilim. Onun için de çok şaşırmadım. ifadesini kullandı.

– Yunanistan vermek istese bile veremez

Müezzinoğlu, Yunanistan şu anda arzu edenin çok rahat kullanabildiği bir ülke pozisyonunda mı? sorusuna, Darbecilerin Dedeağaç Havalimanına inişleri, ondan sonra Sayın Çiprasın verdiği demeçlere baktığınızda, Sayın Cumhurbaşkanımızla, Başbakanımızla olan görüşmelerde en ufak bir sorun yoktu. Arkadan o üst akıllar devreye girdi ve o üst akıllara Yunanistan adalet sistemi teslim olmak zorunda kaldı. yanıtını verdi.

Yunanistana kaçan bu 8 kişi darbenin iç yüzün anlatmada çok etkin olacak bilgilere mi sahipler? sorusu üzerine Müezzinoğlu, Mutlaka. Orada stratejik, arka planı isimler var. Arka planda koordinasyonun belki de bire bir bağlantısını kuran isimler var. Dolayısıyla Yunanistan vermek istese bile veremeyeceği bir fotoğraf olduğu kanaatindeyim. diye yanıt verdi.

Anayasa değişikliğindeki tılsım.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitchin, Türkiyenin kredi notunu düşürdüğü, not görünümünü ise durağanda bıraktığının hatırlatılması ve kararın Türkiyeye yatırımları etkileyip etkilemeyeceğinin sorulması üzerine Müezzinoğlu, buna benzer ekonomik projelerin 2013ten beri yaşadığını belirtti.

Bu dönemde faizlerin yüzde 5lerin altına indiğini, enflasyonun düştüğünü, büyümenin yüzde 6-7lerle ulaştığını, ülkeye yabancı sermayenin geldiğini, olağanüstülükler aşılarak ciddi bir yolculuğun başarıldığını ifade eden Müezzinoğlu, bu nedenle dünyanın Türkiyeyi tereddüt veya korkuyla izlediğini kaydetti.

Türkiyenin bu halinden rahatsız olan güç odaklarının Gezi Olaylarını başlattığına işaret eden Müezzinoğlu, 17-25 Aralıkta da bir hukuk darbesiyle ülkenin siyasi istikrarının ardından ekonomik istikrarın bozulmak istendiğini vurguladı.

Türkiyenin istenildiği gibi yönetilmeye çalışıldığına dikkati çeken Müezzinoğlu, bunun daha önce 1960 ile 1980 darbesinde, Özallı yıllarda ve 28 Şubat döneminde başarıldığının, AK Parti döneminde ise başarılamadığını bildirdi.

Anayasa değişikliğindeki tılsımın da burada olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, Türkiyenin kaderiyle biz istediğimiz zaman oynayabilecek miyiz? Yani siyasi siyasi istikrarı istediğimiz zamam bozabilecek miyiz, bozamayacak mıyız? diye düşünenlere yeni sistemin engel olacağını belirtti.

– Türkiye bu fırtınalardan nasıl çıkacaktı

Bütün bu süreçlerde, esas hesabın siyasi istikrar olduğuna vurgu yapan Bakan Müezzinoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

AK Parti döneminde hiç bozamadılar, bundan sonra da referandumdan sonra da hiç bozamayacakları zemine gelecek. 7 Haziran seçimlerinde tam onların istediği bir tablo oldu, tutmasa bile, hesap hatası çok büyük olsa bile, Biz 65lik blokuz diye havalar attılar. AK Partinin oylarını da alarak, yüzde 65lerle birbirlerine başbakanlık hediye ettiler. Orada Sayın Bahçelinin duruşu yine devletten yana, miletten yana olmasaydı, düşünün ki o dönemde Sayın Kılıçdaroğlu başbakan ve Selahattin Demirtaş da başbakan yardımcısı. Türkiye bu fırtınalardan nasıl çıkacaktı? Siyasi istikrar olmayınca ekonomik istikrar aynı 1999da rahmetli Ecevitin kurduğu siyasi yapı gibi bir tabloyla Türkiye bir gecede yüzde 40 fakirleşen, faizleri binleri bulan ve binlerce, yüzbinlerce yatırımcının, girişimcinin kepenk indirdiği bir süreç. O üst akıl böyle bir Türkiye istiyor.

Dolayısıyla bu anlamada süreç inşallah bundan sonra siyasi istikrarı bozamayacakları bir yapıya gelecek. diyen Bakan Müezzinoğlu, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

Bu uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da esasında bakın, Yunanistanın krizi ile Türkiyenin ekonomisine bakın. Türkiyenin ekonomisi bugün dinamikleri, ihracatı ve üretimiyle Yunanistanı 10a değil 100e katlar. Ama onun puanı düşmez hatta yükselir. Niye? Burada hesap ekonomik değil, siyasi. Siyasi istikrar bozulabilmeli, Türkiyenin siyasi gücü yalnız Türkiye için değil, 80 milyon için değil, bölge için, mazlum ve mağdur milletler için anlamlı ve değerli, BMde Dünya 5ten büyüktür derken farklı bir anlam ve değeri var. Onun için bu siyasi istikrarı bozmak gerekir. Bunun için de bir çok parametre kullanılır, Fitch de bunlardan farklı değil

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir